BİR CANDAN VAR, CAN’ DAN ÖTE…

Aralık 22, 2006 Yaşam Kulübü

Siz hiç koşa koşa, ama kan-ter içinde koşa koşa tanımadığınız birine gittiniz mi?

Bir tesadüfün hikayesini okuyunuz…

Candan‘ ımın blogunu hepiniz bilirsiniz, inikas… Bloglar arası gezinirken ona uğramamak, uğrayıpta satırlarında kaybolmamak büyük kayıptır. Sevgili Candan’ım blogda kontratımın son bulmasına üzülerek blog dostluğumuzu geleceğe uzatmak maksadıyla mail adreslerimi istedikten sonra kendileriyle msn de bir müddet yazışarak uzun zamandır görüşememenin acısını bir güzel çıkardık. Aradan bir on dakika geçtikten sonra bendeniz herzamanki merakımla kendisine nerede ikamet ettiğini sorar sormaz ikimizden de “höhh”, “yuh”, “nası yaneee”, “atıyosuuun” gibi ünlemleri aşıp ‘komşu’ olduğumuzu anlamak çok sürmedi. Kendileriyle aramızdan sadece bir cadde geçiyormuş ve biz blog yazılarımızı burda komşu komşu, karşı karşıya yazıyormuşuz da haberimiz yokmuş! Tabi durulur mu? Hayır hayır hayır :) Saat 20 sularında bu inanamıyoruz höhleşmeleri meydana geliyorken saat 20.30 a ikimize de yakın bir alışveriş merkezinde buluşmak üzere sözleştik. Neredeyse 20 dakika sonra aylardır gülüştüğüm, dertleştiğim blog dostumla buluşmak üzere son gaz hazırlanarak koşa koşa evden çıktım. Yol boyu onu hayal ettim. Resmini göndermesine hiç gerek yoktu inanın! Size candan gülümseyen güzel yüzlü bir kadın görürseniz anlayınız ki o Candandır! (kadın yerine baayan demeyin, ikimizde ifrit oluyoruz) 

Ne mi yaptık? Birbirimizi görür görmez sarıldık, öpüştük, kahve içtiğimiz cafede yerlerimizi aldık. Onuncu dakikada birbirimize hayatımızı anlatarak kahkahalara çoktan gömülmüştük bile. Hem de ne gömülmek! Saat 22 olduğunda takma kirpikli boya küpüne düşmüş garson kızımız gelipte “pardon gitmenizi bekliyoruz da, kapatıcaz” diyene kadar oturmuşuz. Sonrasında kahkahalar alışveriş merkezinin 5 katını da inletti, hani nerdeyse duvarlar çatır çatır çatlayacak cinsten. Neden mi? Anlatalım :)

Efendim, Candan’ım ve bendeniz ‘ama nasıl olur, biz daha oturucektik, bu saatte biz daha birbirimize doymadan nerelere gitcez’ diye alışveriş merkezinin katlarında dolaşırken önüme gelen ilk güvenlik görevlisine ‘pardon, bizim oturduğumuz cafe kapandı da, acaba bu alışveriş merkezinde kapanmayan bir cafe var mı’ diye sorunca güvenlik görevlisinin verdiği yurdum insanı cevabı bizi kopardı. Güvenlik amcamdan ağzı sırıtmaktan yamulmuş bir halde şu soru çıktı: ‘tam olarak ne için soruyosunuz bir kafe?’ Candan’ım dururmu, görevlinin merakını gidermek haktır ahali! :) Candan’ımın cevabı: ‘tişört bakıcaktıkta o yüzden arıyoruz’ :) ) Ehh, ancak Türkiyede çalışan bir güvenlik görevlisi bu kadar özlü bir soru sorabilir! Hani yani sanki bir cafede başka yapılacak birşey varmış gibi. ‘Var’ dedi güvenlik amcam, ama kapalı! Tamam kardeş dedik, biz arar buluruz tişört satan kafeyi. Tırmandık en üst kata Candan’ımla gülmekten yerlere yapışa yapışa. (Metin Bey, bu yapışa yapışa ikilemi size de uygun mudur? Bu da benden olsun :)  ) İnanamazsınız, Candan’ıma dedim ki ‘ama bu saatte alışverişi merkezi kapandı yani, bizi içeri kitlemesinler, hele de güvenlik amcama yaptığımız eziyetten sonra…’ Candan’ım dedi ki, ’sen bana bi baksana hele, bak bak gözlerime bak, hahaaa dedi, kimmiş bakalım bizi bu saatte burda oturtmayacak adam!’ Anaaaaam dedim içimden, kız seda abla çıktı. İnanamazsınız bayanlar baylar! O alışveriş merkezinde haliyle kimsecikler yoktu bizden başka, üstelik biz ice tea lerimizi hatta mini mini peynirli mamalarımızı alıp booomboş fast food katında geceyarısına kadar oturduk. Hee unutmayalım, arkada bir masada cinsiyetini etek ve makyajla örtbas eden bir orta cins vardı. Biraz ilerideki bir masada da iki adet yakışıklı bey :) O saatte hamburger yenmez ama dimi Candan :) )

Taaa ki güvenlik müdürü amcam gelip bize yalvaran gözlerle bakana kadar oturduk. Olmuşken tam olsun dedik, birer sigara daha tüttürdük. Güvenlik amcamlar bizleri o ıssız binada korumak adına asansörden memnuniyetle dışarı kadar eşlik ettiler. Merkezi terkettiğimizde bir baktık ki bütün güvenlik görevlileri dışarı çıkıyor. O an anladık ki hepsi meğer bizim gitmemizi bekliyorlarmış. Gurur duyduk sizinle yurdum insanları :)

Çıkınca ayrılamadık Candan’ımla… Ahh keşke zaman bu kadar çabuk geçmeseydi de saatlerce konuşsaydık, gülseydik. Şanslıyım vesselam! Kaçınız bu güzel kadını yakından görebilme imkanına sahip oldu benim gibi? Konuşurken şakıyan bir kadın düşünün, kafasının uzerinde uçuz uçuş saçlar oynuyor.

Beraberken geçen saatlerde kimi zaman hüzünlendik, kimi zaman gülmekten gözümüzden yaşlar getirdik. İçimden ayna mısın kızım, aynım mısın dedim çoğu kere. Ayrılırken birbirimize gaffur gibi “ölümüne kankayız” dedik. (Candan’ım ‘gangayık’ diyo)

Blog arkadaşlığından komşuluğa, komşuluktan dostluğa… Hayat böyle güzel tesadüflere kapı açtı da biz mi geçmedik sanki?

Saolasın Candan’ım! Sen çok yaşayasın! İyi ki varsın! Bunca zaman bloguma gelip gidip nerde kahvem dersin de ben sana alışveriş merkezini geceyarısına kadar açık tutup kahveni sıcak sıcak önüne koydurtmaz mıyım be!

Candansın! Tam anlamıyla candan, sapına kadar candan, sonuna kadar candan…

Bu arada, Candan’ım bana bir parti düzenleyecekmiş, bana güle güle partisi verecekmiş :) Bakalım nasıl olacak blogtan parti organizasyonu. Yapar yapar inanırım! Candan ne yaparsa inanırım. O neyi yapıcam derse yapar, ne derse öyledir. Harbidir! Yüreklidir! Ondaki kalp kocamandır!

Kızı dünyanın en şanslı kızı, ailesi dünyanın en şanslı ailesi, inanınız bana. Neden biliyor musunuz, o gülerken hayat veriyor çünkü, onunla yaşayan yaşlanmaz.

Şaka bir yana Candan’ım,

Seni tanımamak büyük kayıp olurdu. Buna inandım ve bir an bile düşünmeden yanına vardım. Herşey için teşekkür ederim. Sen hep ol, olur mu?

Eğer olursan “tam süper olcek”   (gaffur gibi)

kaprisböceği

elif

Entry Filed under: Gündelik

23 Comments Add your own

  • 1. dea  |  Aralık 22, 2006 at 4:02 pm

    candan? nasil ikna edebildin mi kankani? birakmicak di mi bizi?
    bak sen alisveris merkezinde o durusunla bile saatlerce acik tutmussun magazayi, su kizin inadini da kiriver bi zahmet..
    sana guveniyorum ;)

  • 2. Yaşam Kulübü  |  Aralık 22, 2006 at 4:07 pm

    ahh deocum!
    yok güzelim, bu öyle inat kırılacak cinsten değil.. hem niye üzülüyosun ki tatlım, ben yine gelicem sana da herkese de bakıcam. sadece blogta yazmicam o kadar :) ben sizi hiç bırakır mıyım tatlım

  • 3. metin-thePoor  |  Aralık 22, 2006 at 4:19 pm

    Elif Hanım,

    1) Şu blogger’lıktan vazgeçme inadını bırakınız!

    2) “(kadın yerine baayan demeyin, ikimizde ifrit oluyoruz)” şeklindeki parantez içiniz çok hoşuma gitti. İkinize de 10 üzerinden 10 verdim. Ayrıcana madalya da taktım!

    3) “Yapışa yapışa” bir ikilemedir evet, hem de AA tipidir. Emme velakin listeye alamıyomdur. Sebebini benim yazlığa teşrif buyurursanız öğrenebilirsünüz.

    4) “Uçuz uçuş” ne dimahtır? “Uçuş uçuş” mu demek istediniz? Eğer öyleyse -ve de bu sizin uydurmanız değilse- listeye girebilür. Habar bekliyomdur.

    Bu arada Deodora Hanım’dan da ikilemeler bekleyebilür müyümdür?

  • 4. metin-thePoor  |  Aralık 22, 2006 at 4:20 pm

    Elif Hanım,

    Ayrıcana, ben biliyordum walla Cano Hanım’ın cana yakınlığını, candanlığını, canoluğunu! Heç süprüz olmadı!

  • 5. Yaşam Kulübü  |  Aralık 22, 2006 at 4:56 pm

    Metin Bey,

    1. Blogger lık umarım başka bir bahara..
    2. Di mi ama Metin Bey, kadın demek hanım demek varken, kıro üslubuyla ‘baayan’ demek de ne demek :) Candan ımın ve benim en az 1 kere bu kelime sebebiyle mekanı terketmişliğimiz bile varmış ehee acımayızzz :)
    3. Varıcam gidecem efenim yazlığınıza, öğreneceğimdir niyedir, merak buyurmayınız
    4. Ahh be Metin Beyciiimm, ellerim bütüüün gün yazmaktan tutmazken haddim olmayaraktan bir harfi sektirmişim, mazur görünüz :) Cevap sizde efem, uçuş uçuş! (yazarken yine yanlış yazdım ahahaaaa salakmıyım neyim):)
    Benim uydurmamdır fekat herbir yerlerde rastalamaktayızdır zati bu ikilemeye, koyunuz efenim listenize :)

  • 6. Yaşam Kulübü  |  Aralık 22, 2006 at 4:57 pm

    boşa demedik bayanlar baylaaaarrr..
    bi “candan” var can’dan öte!
    doğrudur :)

  • 7. ece  |  Aralık 22, 2006 at 11:22 pm

    Çok hoş olmuş:)

  • 8. Yaşam Kulübü  |  Aralık 23, 2006 at 9:53 am

    ya yaa! hem de pek hoşşş :)

  • 9. candan  |  Aralık 23, 2006 at 3:01 pm

    Elif’ciğim canım..
    bloga bile iki satır yazabildim ama sana yazmadan da gitmek istemedim. teşekkür etme fırsatı bile bulamadım sana. gönlü güzel olanın söyleyeceği sözler sarfetmişsin, hak ettiğimi sanmam :) ama hak etmek isterim, izin verirsen :P
    öpüyorum seni çok, geceyarısı buralarda olacağım, görüşürük ganka :P

    Deodora,
    valla ikna edemedim ama olsun hiç değilse bize uğrayacak arada, eh teselli ikrâmiyesi işte :) )

    Metin Bey,
    bilmukabele efendim..

  • 10. Yaşam Kulübü  |  Aralık 23, 2006 at 3:19 pm

    candanım, eksiği var fazlası yok :)
    benden de kocaman öpücükler
    geceyarısı ben burda olmayacağım şekerim, sen mektubumu aldığında ben çoktan buralardan gitmiş olacağım (türk filmine döndük) :)
    görüşürük gankammm

  • 11. candan  |  Aralık 24, 2006 at 11:36 pm

    pişt! evde misin bacım ganka? gel filim seyredek, portakalları akıta akıta yerik hem ;)

  • 12. Yaşam Kulübü  |  Aralık 26, 2006 at 12:00 am

    ev duruyomuş yerinde öyle söylediler :) arasıra arayıp soruyorum ehee
    akıtırız şekerim, portakal mandalin demi gankaaa :)

  • 13. candan  |  Aralık 26, 2006 at 1:43 am

    mantı yaptım bugün ben :P keşke sen de olsaydın ganka..
    teyzem yarın evine dönüyormuş, anladın sen onu ;)

  • 14. Yaşam Kulübü  |  Aralık 26, 2006 at 10:34 am

    ellerine sağlık, afiyetler ola şekerim…
    ben de olurum birgün :)
    teyze yolcu demek, anladım ben onu ;)
    tam süper olcek!

  • 15. fatih demir  |  Aralık 27, 2006 at 10:31 pm

    Ayagimin tozuyla elestirilerime baslayayim…
    BENSIZ BOREK COREK PASTA KEK HAaaaaa!!!
    Alacaginiz olsun hanimlarrrrrr!!!
    Ben de size inat gidip bir palmiyenin altinda okyanusa dogru bi cigara yakardim emme hava bugun cok sogudu simdi hasta olmuyayim…neyse ben bulurum sizi gicik edecek bisiyler uzulmeyin siz kizlaaaarrr!!!

  • 16. Yaşam Kulübü  |  Aralık 28, 2006 at 4:46 pm

    hoşgelmişsin fatih bey :)
    nerelerdeydin yahu, seslendim durdum boş arsaya ;)
    biliyosun tabi can evimi, okyanusa karşı cigara ehhee

  • 17. candan  |  Aralık 29, 2006 at 12:47 pm

    Elifcim,
    ne diycem.. bir candan var, hayırsızdan öte diye değiştirsen şu başlığı :(
    neyse yüzyüze konuşalım bunları, dertliyiiim ruhuma hicraaaanımı sardım da yineeeee!!!
    seviliyor ve öpülüyorsun ;)

  • 18. Yaşam Kulübü  |  Aralık 29, 2006 at 1:16 pm

    ehh oldu hayatım ama yüzyüze derken? malumunuz ben bi müddet yok olacam, kuş gibi uçacam ama elbet gelip geri konacam :)
    yüz derken, yüzüne de hasretteyim.. sen anladın onu ;)

  • 19. mmm  |  Ocak 31, 2007 at 9:53 pm

    harika bir dizi

  • 20. mmm  |  Ocak 31, 2007 at 9:54 pm

    harika

  • 21. mmm  |  Ocak 31, 2007 at 9:56 pm

    süper bir dizi

  • 22. mmm  |  Ocak 31, 2007 at 9:57 pm

    süper

  • 23. mmm  |  Ocak 31, 2007 at 9:57 pm

    khkj


Leave a Comment

Required

Required, hidden



Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to comments via RSS Feed

Flickr Photos

Pillow of Snow

18.12 snowflake

Panorama - snow in Southchurch

More Photos

Son Yorumlar

yakamoz on AH ŞU ERKEKLERİN GÜVENSİZLİK…
Thompson on Bildiğin Doğruları Unuttu…
kayboldum on Yorumsuz
eylül on HAYAT…AMA YALAN!!!
İlter ünyılmaz on HAYAT…AMA YALAN!!!